Herkes doktor olursa... | Blogdayazar

10 Ocak 2018 Çarşamba

Herkes doktor olursa...

 İlkokul öğretmenim "Herkes doktor, mühendis olursa yerleri kim süpürecek?" derdi.  Diğer öğrencilerle ve ben yer süpürmeyi kabullenmezdik. Aslında öğretmenimizin anlatmak istediği şey farklıydı, ama o yaşta bunları kavramak mümkün değildi.  Belki de "Hayat herkese eşit davranmaz, bazı şeyler için mücadele etmek gerekir" diyerek ileride karşılaşacağımız zorluklardan bahsediyordu.  Zaman geçti ve mücadeleye başladık. Kimileri  hayallerinin birçoğunu gerçekleştirdi, kimileri bulduğuyla yetindi... Bunları yazmamın sebebine gelince, bir süredir kendi çapımda blog keşifleri yapıyorum. Gezdiğim blogların da "Hakkımda"  yazılarına uğramadan geçmem.  Okuduklarımın bir çoğunda istemediği okullarda okumak zorunda kalan kardeşlerimin hüzünlü cümlelerine rastladım. Bende istediğim okulu okuyamadım, dolayısıyla şu an sevmediğim bir işte çalışıyorum.  Ama ekmek kavgası zoraki aşkları beraberinde getiriyor.  Ne yapalım? hayata mı küselim?  yok maça devam. Önümüzde uzun yıllar var yolumuza taş koyan hayat elbet fırsatlarda sunacak.  Söylemek istediğim şu; okul ve diploma şu dönemde sadece teferruat. Önemli olan neyi ne kadar bildiğimiz. Laf kalabalığı değil bu hayatın gerçeği. Yüksek lisans mezunlarının bekçilik kadrolarına başvurduğu hakkındaki haberlere bir göz atarsanız bana hak verirsiniz.
İnsan gelişime açık bir varlık.  "Ağaç yaşken eğilir" sözünün tarihe karıştığı bir zamandayız, istediğimiz eğitimi alıp çalışmak istediğimiz yerlerde iş bulmak zor değil.  Yeterki isteyelim. Benim finans alanına lise döneminden beri ilgim mevcuttu. Fakat hiç alakası olmayan bir bölüm okumak zorunda kaldım.  Yakın zamanda finans eğitimi alabileceğim birçok kaynağa erişerek kendimi geliştirme fırsatı buldum.  İş mi?  bu eğitimleri alınca işler öyle bir değişti ki şu an kendi işini kurma planları yapıyorum.  Bunları yapmak için illa İktisat okumaya gerek yok. İş için tek kriter var: Sevmek.  Bunu ben yapabiliyorsam herkes yapabilir. Kimse aynı yemeği üç öğün yemez. Öylese sevmediğimiz bir işi yıllarca yapmanın ne anlamı var? yaşı, işi ve kışı bahane etmemek gerek. Ayıracak zaman mutlaka vardır. Tabi söylediklerim hayallerinin peşinden koşanlara.  Üzerine gidildiğinde yapılamayacak hiçbir şey yok. Ayrıca şunu da eklemek istiyorum. Önceki yazılarımda bazı meslek eğitimleri üzerine yazılarım olmuştu. Şimdilerde yine buna benzer yazılar hazırlamayı düşünüyorum.  Kim bilir belki birilerine faydası dokunur...


 Son olarak söylemek istediğim şu,  insanlar hayatını devam ettirmek için çalışmak zorunda.  Bunun için eğitim şart.  Ancak eğitimi okul duvarlarına sıkıştırmak doğru bir yaklaşım değil.  İlgi veya yeteneğimizin olduğunu düşündüğümüz bir alanda kendimizi geliştirmek,  hele ki içerisinde yaşadığımız bilgi çağında zor değil.  Bunlar sayesinde istenilen işe girmekte kolaylaşacaktır. Sevilen bir işte çalışmanında  başarı ve iyi bir kariyeri beraberinde getireceğinden şüpheniz olmasın. 



25 yorum:

  1. Ne güzel yazmışsınız, gerçekten çok çok haklısınız . Aslına bakarsanız bir çoğumuz istemediğimiz okullarda okuyor . Ama önemli olan sevmeyi bırakmayıp peşinden koşmak çünkü mutlaka ucundan da olsa tuttuğun bir nokta oluyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayallerinin peşinden gitmek,sürgüne mahkum olmaktan daha iyi bence:)

      Sil
  2. Çok güzel ve faydalı bir yazı olmuş yine :) Okumanın ve hayal etmenin hiç yaşı yok. Okumuş olduğum bölümü sevsem de şu an hala sürekli diğer bölüm ve alanlar da ilgimi çekiyor ki, biliyorum o alanların da eğitimini ne yapıp edip alacağım. Tarih, konservatuar, avukatlık sürekli özendiğim alanlar; 40 yaşına da gelsem mutlaka konservatuar eğitimi almayı istiyorum diğerlerine yetişemesem de :)
    Teşekkürler paylaşım için :)

    YanıtlaSil
  3. Konservatuar benimde hayalimdi:D dilerim hayallerinin peşinden gidip hedefine ulaşırsın:)

    YanıtlaSil
  4. Çok haklısın,keşke herkeste böyle bir güç olsa...ülkemiz artık memnuniyetsiz çalışanlarla dolu...güler yüzle işini severek yapan insanlara neredeyse hiç rastlamiyorum...

    YanıtlaSil
  5. İnsan sevmediği bir işte başarılı olamaz. Meslek seçimi bu bakımdan
    önemli. Fakat aileler çocukların isteklerini göz ardı ediyor maalesef:(

    YanıtlaSil
  6. Hello dear, your blog is very nice and I signed up. ( #41) Do you want to return the gfc subscription? The gfc bar on my blog is on the right scrolling the Blog page thanks a lot! http://casaninnamamma.blogspot.it

    YanıtlaSil
  7. bizim ülkede çoğunluk rastgele seçer okur yaaaa. yazık bizim ülkeyee :)

    YanıtlaSil
  8. Düşünüyorum da değişen bir şey yok.. bizim zamanımızda da bu böyleydi, şimdi de sonraki yıllarda da. Maalesef eğitim sistemimizin yetersizliği, eğitmenlerin önderliğinde herkesin yeteneği ile meşguliyet sağlanabilecekken, şu anda herkesin yaşadığı bu durum. Fakat şimdilerde dikkatimi çeken -sizin de yazdığınız gibi- ister tek, ister 2 veya 3 diploma yahut yükseği olsun, herkesin işsiz kalabildiği! Sanırım artık diplomanın da hiç bir ehemmiyeti yok eğer işlevli bir yakını, tanıdığı yoksa o kişinin :/
    Bu durumda liseyi bitirdikten sonra ya da önce bir meslek edinmekle ilgili eğitimlere katılmak biraz çözüm olabilir gençler için. Sosyal medya, kendine meslek yaratanlarla (!) dolu ne yazık ki.
    Çok güzel bir yazı, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdığım gibi diplomanın artık çok fazla bir önemi yok. İnsan kendini
      ne kadar geliştirirler iş hayatında o kadar başarılı oluyor. Eğitim için
      de muazzam fırsatlar mevcut.

      Sil
  9. Gerçekler her zaman acıdır deep

    YanıtlaSil
  10. güzel bir yazı :)
    Ben de bekliyorum bloguma :)

    YanıtlaSil
  11. gerçekten çok iyi düşünceler bunlar..🙂 umarım hayalindeki işin sahibi olursun..atalarımız boşuna dememiş "çalışan kazanır,elması kızarır" diye..🙂 ilkokul öğretmeninin "Herkes doktor, mühendis olursa yerleri kim süpürecek?" demesi bence de çok anlamlı.."hayatta bir şeylerin,isteklerinin sahibi olmak istiyorsan,onun mücadelesini vermek zorundasın..işin sırrı "yılmamak,inatçı ve mücadeleci olmakta" herhalde.." bu konuda çok detaylı bilgiler,makaleler ve videolar bile vardı internette..senin bu düşüncelerinde,bu durumdan muzdarip olanlar için faydalı bir bilgi kaynağı olmuş..emeğine sağlık..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Çalışan için her zaman açık bir kapı vardır

      Sil
  12. Bazen havuza ya da spora gittiğimde genç arkadaşlarla konuşuyorum.Genel olarak kısa yoldan hayata katılma ve çok para kazanma hedefler var.Halbuki bir yere gelebilmek için biraz daha emek vermek,parayı merkeze koymamak gerek.Anlatıyorum ben de bazen onlara.Ben de istemediğim bir meslekle başladım çalışma hayatına.Sonra da alan değiştirdim,uğraştım,hala da uğraşıyorum,üçüncü üniversitemi okuyorum.Bilmiyorum gençlerin neden motivasyonu düşük :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki zorluk görmeden büyüdükleri için çabuk pes ediyorlardır:) üçüncü üniversite! gerçekten saygıyı hak ediyorsunuz. Ben ikinciyi bitirince pes ettim :D

      Sil
  13. son yazımı gördün müüüüü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol kaptan. Sen adamın deepisin:D

      Sil
  14. Hayat, hayallerinin peşinde koştuğun zaman güzel 😀

    YanıtlaSil
  15. Hayalleri gerçekleştirmek bir ömre bedel:)

    YanıtlaSil
  16. Hayatta var olmak için mücadele etmek gerekiyor. İster çöpçü ister doktor olalım. Her zaman gelişime açık olmak gerekiyor. Sevdiğimiz işi bulamasak da işimizin sevilen taraflarını öne çıkarmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değişimlere ayak uydurmak önemli. Her seferinde istenilen işte çalışmak mümkün değil. O yüzden yapılan işe iyi tarafından bakmakta fayda var.

      Sil
  17. Üniversite okuyanların iş bulma olasılığı yinede çok fazla, hiçbir şey bilmeyen adamı sırf üniversite okudu diye işe alıyorlar. Üniversite okumamış ama o işte uzman insanda iş ararken zorlanıyor, bir iş bulduğundaysa üniversite okumadığı için az ücret alıyor.

    YanıtlaSil